7th Zone Youtube Kanalı

EN İYİ 7: Oyun Açılış Sinematiği

İNCELEME: PS3 Co-op Destekli Oyunlar #2

İNCELEME: Skooldaze Klass of '99

BİLGİ: Little Fighter 2 Karakter Rehberi

korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2019 Perşembe

İNCELEME: The Count Lucanor


          Baroque Decay tarafından geliştirilen The Count Lucanor, 3 Mart 2016 tarihinde çıkışını gerçekleştirdi. Piksel grafiklere sahip olan bu oyunda, Hans ismindeki bir çocuğu kontrol ediyoruz. İlk bakışta sıradan bir piksel grafikli oyun gibi gözükse de kendisini diğerlerinden ayıran birkaç özelliğe sahip. Bu özelliklerin başında oyunun ilham aldığı bazı efsaneler yer alıyor.

  "The Legend of Zelda, Yume Nikki, Silent Hill veya Dark Souls gibi klasik oyunlardan esinlenilmiş olan retro, 8-16 bit arası bir stili bulunan The Count Lucanor inanılmaz bir gizemi ve korkutucu bir macerayı içerisinde barındıran bir masal dünyasında kurulu. Oyun, içerisinde; önemli seçimler, alternatif sonlar, gizemleri ve bulmacaları çözmek için farklı yolların kullanılması gibi özellikleri barındırmakta."

  Yukarıda yazan açıklamayı görür görmez oyunu hiç düşünmeden aldım. Ancak sonradan içimde küçük bir pişmanlık oluştu. Çünkü oyundaki hikayenin başlangıç kısmı aşırı derecede kötü. İade etmeyi falan bile düşündüm. Hikayenin başlangıcı aynen şu şekilde;


          Hans'ın ailesinin maddi durumu ne yazık ki iyi değil. Asker olan babası gittiği son savaştan uzun zamandır dönmüyor, annesi ise bütün olumsuzluklara tek başına göğüs germeye çalışıyor. Ancak yeterli olmuyor.

          Hans 10. yaş gününde annesinden hediye istediğinde, annesi durumlarının iyi olmadığını ve üzgün olduğunu söylüyor. Ancak Hans huysuzluğuna devam edip, bu sefer de tatlı istiyor. Annesi yine durumlarının iyi olmadığını söylese de Hans bir türlü uslanmıyor.


          Yaşanan sözlü tartışmadan sonra Hans, evi terk edip keşfe çıkacağını, hazineler bulup çok zengin olacağını söylüyor. İşte hikayenin tam da bu noktasında oyun aşırı derecede insanı kendisinden soğutuyor.

          Çünkü annesi Hans'a hiç karşı çıkmıyor. Tamam biraz "Yapma etme oğul!" gibi cümleler kuruyor ama sadece o kadar. İstese onu eve kilitleyebilir, bağırıp kızabilir ama hayır engel olmuyor. Aksine oğlunun yanına baston, biraz peynir ve 3 altın verip gönderiyor. Sanki dünden razıymış gibi.

          Hikaye ile alakalı bu başlangıç dışında kötü bir şey söylemek zor. Olayların gelişimi güzel kurgulanmış. Geliştirici ekibin verilen kararların hikayeyi şekillendireceği sözünü tuttuğunu söyleyebiliriz. Hatta bazı noktalarda işini Undertale'den daha iyi yapıyor diyebiliriz.


          Hans evi terk edip ormanda biraz dolaştıktan bir cin ile karşılıyor ve onu takip ediyor. Ardından Tenebre Kalesi adında bir yere ulaşıyor. Aslında oyun tam da bu noktada başlıyor diyebiliriz. Çünkü cin bize eğer adını tahmin edebilirsek, bizi Kont Lucanor ile tanıştıracağını ve onun mirasına sahip olabileceğimizi söylüyor. İsmiyle alakalı bazı ipuçlarının yer aldığı mektuplar ise kalede yer alan odalarda gizli.

          Ancak ne yazık ki Tenebre Kalesi 10 yaşındaki bir çocuk için hiç uygun bir yer değil. Çünkü kapkaranlık ve içerisi tehlikeli düşmanlar ile dolu. Bu noktada yardımımıza mumlar koşuyor. Mumlar kaleyi keşfederken etrafımızı aydınlatmanın yanı sıra çok önemli bir işlev daha sunuyor.


          Mumları yere bırakarak hem kale içerisinde yer alan düşmanları daha kolay fark edebilir hem de labirent vb. noktalarda bize hatırlatıcı bir işlev görmesini sağlayabiliriz.

 

          Tenebre Kalesi'inde bulunan bu odalar klasik zindan mantığında dizayn edilmiş. Bu odalarda karşımıza bazen bir bulmaca çıkarken bazen ise bize zarar verebilecek bazı düşmanlar çıkarıyor. Bu düşmanlara zarar vermek gibi bir seçeneğimiz yok. Çoğu zaman düşmanlardan perdelerin arkasına ya da masaların altına saklanarak kurtuluyoruz.

          Bu odaların içinde cinin ismini tahmin etmemize yardımcı olacak mektupların dışında başka eşyalar da bulabiliyoruz. Bu eşyalar ekmek, peynir, altın vb. şeyler olabilirken, bazen de başka bir noktadaki bulmacayı çözmemize yarayacak bir eşya olabiliyor.


          Kalenin nispeten en güvenli ve en önemli bölümü bahçe kısmı. Çünkü oyunumuzu bu noktada kayıt ediyoruz. Çeşmede duran Karga sayesinde. Ancak bedava değil. Oyun boyunca bulacağımız altınlardan birini çeşmeye attığımız takdirde oyunumuz kayıt oluyor. Altınlarımızı bu yüzden dikkatli harcamalıyız.


          Çıkmış olduğumuz keşif boyunca birçok NPC ile karşılaşmamız mümkün. Bu NPC'lere karşı olan tutumumuz bize bazen bir iyilik bazen ise bir kötülük olarak geri dönebilir. Bu yüzden NPC'lere olan tutumumuza dikkat etmemiz gerekli.

          Oyun boyunca almış olduğumuz kararlar neticesinde birden fazla son görmek mümkün. Eğer en doğru kararları verirseniz son kayıt dosyasını yükleyerek, her defasında farklı bir şey yapıp bütün sonları görebilir ve tekrar oyunu en başından oynamak zorunda kalmazsınız. Ben almış olduğum kararlar ile sanırım 4 farklı sonu görebiliyordum.


           Yaklaşık 3-4 saatlik bir oynanış süresine sahip olan The Count Lucanor, gerçekten güzel saatler geçirmenizi sağlıyor. Alternatif sonları görmek için her defasında baştan oynayarak oynanış süresini uzatabilirsiniz ancak dediğim gibi doğru kararlar ile tek save dosyasında birden fazla alternatif sonu görme imkanınız var. Eğer piksel yapımlara ve gerilim unsurlarına karşı bir ilginiz var ise The Count Lucanor tam aradığınız adres.


PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows XP
İşlemci: Core 2 Duo
Bellek: 2GB
Ekran Kartı: Intel HD 3000
Harddisk: 512MB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7
İşlemci: Core i3, i5, i7
Bellek: 4GB
Ekran Kartı: OpenGL2 destekli
Harddisk: 512MB 
--------------------------------------------
Platform(lar): Nintendo Switch, Microsoft Windows, Linux, Mac OS, PlayStation Vita, Xbox One

29 Haziran 2017 Perşembe

İNCELEME: No70: Eye of Basir


     Son yapılan 2 aylık bir ertelemeden sonra nihayet No70: Eye of Basir çıkışını gerçekleştirdi. Biraz oynadıktan sonra dedim ki "Bu oyun 2 ay önce kim bilir nasıldı?". Keşke tekrar ertelenseydi. Biraz üzülürdük ama ardından yaşayacağımız deneyim güzelleşirdi. Böyle bir hayal kırıklığı yaşamazdık.

     Sıklıkla FPS düşüşleri yaşıyoruz. Optimizasyon sorunları hat safhada. Sistem mistem yok bam bam bam! Ayrıca oynanış süresi çok kısa. Ücretsiz olup 4-5 saat süren oyunlar var. Fiyatını kesinlikle haketmiyor. Yerli yapım deyip destek çıkılırsa hem bize hem onlara zarar olur. Herkes hatasını farketmeli ki bir daha aynısı olmasın.


     Lütfen bana ayarlar var demeyin. Oyunda ayarlar mevcut değil. Ayarları koymayı unutmuşlar (!). Oyunda bir süre ilerledikten sonra "Acaba gözümden kaçan bir sekme mi vardı?" diye düşünüp ayarlara geri döndüm. Ancak çözünürlük yüzünden ayarlara değil çıkışa tıklanmış sayıldı. Bana bi "çıkmak istediğinden emin misin" bile demedi. Hadi aynı yerleri tekrar yürüyelim (!).

     Özensiz yapılmış, üzerinde durulmayan yığınla şey var. Radyodan 2 metre uzaklaşınca hiç müzik sesi gelmemesi ve etrafta bulduğumuz kağıtlarda yazan yazıların, kağıttan dışarı taşması gibi. Ölçeklendirme iyi değil. Bulunduğumuz ortamdaki eşyaların, aynada devasa gözükmesi örnek olarak gösterilebilir.


     Özensizlikten çevre modellemeleri de nasibini almış. Modellemeler arasındaki beyaz boşluklar göze hiç hoş gelmiyor. "Böyle şeyler dert mi?" demeyin. Böyle şeyler resmen atmosfere tüy dikiyor. Ben oyunu oynarken adeta 1-2 liraya satılan korku oyunları tadında bir atmosfer hissettim.



     Jumpscare sahnelerinde kontrolün elimizden alınıp sinematiğe geçmesi hiç iyi olmamış. Geliştirici ekipten birisi röportajında, "Jumpscare sahnelerinde korkmayan oyuncular, hayaletin üzerine koşarlarsa ne olur?" diye dert edindiklerini söylemişti. Tamam kabul ama böyle de olmamış ki. Mesela F.E.A.R.'da Alma'nın üzerine koşun bakalım neler oluyor.


     Ayrıca old school bulmacalar denildi. Flash oyun sitelerindeki arabadan kaçış bulmacaları ile karşılaştık. Metrelerce yürüdükten sonra eşya bulup bir uçtan bir uca taşımak bulmaca değil. Şöyle biraz etrafı araştırayım diyorsunuz, dokunabileceğin yerler parıl parıl duruyor. Açabileceğin kapılarda işaret çıkıyor. Yapmayın yahu yapmayın korku oyunu bu.


     Keşke klostrofobik ortamdan çıkmasaydık. Çünkü geniş mekanlara çıktığımızda aslında hala tek düze ilerliyoruz. Tıpkı bir rail-shooter oyunu olan Rambo: The Video Game gibi. Önüne çıkanları vur karakter ilerlesin. No70: Eye of Basir'de ise eşyaları bulup ilerliyoruz. Hatta bazen ilerlediğimiz yerleri geri bile dönüyoruz. Çünkü oynanış süresinin artması gerek ki o bile artamamış.


     Oyunu aylarca büyük bir heyecanla bekleyip sonunda böyle bir şeyle karşılaşmak hiç hoş olmadı. Halbuki atmosferden, oynanıştan o kadar güzel beklentilerim vardı ki hepsi boşa çıktı. Yukarıda açıkladıklarımın bir kısmı güncellemeler ile çözülebilir ancak fazla bir şeyin değişeceğini sanmıyorum. Ne yazık ki başarısız bir oyun oldu.

     Geliştirici ekip adına bir sonraki projelerinde başarılar diliyorum. Hani bazı ateşler vardır, rüzgarı görünce sönüp gider. Bazı ateşler ise rüzgarı görünce daha da körüklenir. Umarım rüzgara yenik düşmezsiniz.

7 Mart 2017 Salı

HABER: Outlast 2'nin Çıkış Tarihi Belli Oldu


     Geliştiriciliğini Red Barrels Games'in yaptığı Outlast 2'nin çıkış tarihi belli oldu. Merakla beklenen oyun 25 Nisan 2017 tarihinde PC, PS4 ve Xbox One için çıkışını gerçekleştirecek.

Aşağıda yayınlanmış olan oynanış videosunu izleyebilirsiniz.


PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows Vista / 7 / 8 / 10, 64-bits 
İşlemci: Core i3-530
Bellek: 4 GB 
Ekran Kartı: 1GB VRAM NVIDIA Geforce GTX 260 / ATI Radeaon HD 4xxx
Harddisk: 30 GB
--------------------------------------------
Platform(lar)Microsoft Windows, PlayStation 4, Xbox One

6 Şubat 2017 Pazartesi

HABER: No70: Eye of Basir'in Çıkış Tarihi Belli Oldu



     Oldmoustache Gameworks tarafından geliştirilen No70: Eye of Basir'in çıkış tarihi belli oldu. 15 Nisan 2017 tarihinde beğenimize sunulacak. Geliştirici ekip son olarak Harun Can ile anlaşmış ve ses kadrosunu güçlendirmişti. 

     Oyunda iki ana karakter olan Aras ve Erhan adında iki kardeşi yönetiyoruz. Yıllarını babaanneleri ile birlikte No70 isimli bir evde geçirmişlerdir. Bu yıllar içerisinde çeşitli korkunç olaylar yaşamışlardır. İki kardeş bu olayları kimseye anlatmayıp birbirlerine sessiz kalma sözü vermişlerdir. Ancak geçen uzun yıllara rağmen bu olaylar unutulmamış ve Erhan'ın kabuslar görmesine sebep olmuştur.


     Aras cesur ve bu tür olayların üstüne gitmeyen bir karakterdir. Erhan ise merakını asla gideremeyen ama bir o kadar da korkak bir karakterdir. Merakına yenik düşen Erhan geçen 20 yılın ardından No70'e geri döner. Aras'a bu durumdan hiç bahsetmez. Çünkü Aras'ın ona engel olacağını bilir. 

     Erhan yıllar sonra geri döndüğü No70'te hala bazı olayların yaşandığını görür. Başına bir şey gelmesi ihtimaline karşın Aras'a 1 ay sonrası için taahhütlü mektup yollar. Evin içinde notlar bırakarak araştırma yapan Erhan, bir anda ortadan kaybolur.

     Aras mektubu alır almaz hemen No70'e gider. Eve girer girmez bütün çıkış yolları kapanır. Kardeşinin bıraktığı notları takip etmeye başlar. Bir anda kendini hiç te istemediği olayların içinde bulur. Artık Aras'ın tek amacı sadece kardeşini bulmak olmayacaktır.

     Aşağıda yayınlanmış olan oynanış videosunu izleyebilirsiniz.


PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7 64-Bit / Windows 8 64-Bit / Windows 8.1 64-Bit – Mac osx – Linux 
İşlemci: Intel Core i3-530 @ 2.93 GHz / AMD Phenom II X4 810 @ 2.60 GHz 
Bellek: 4 GB 
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTS 450 (1 GB) veya AMD Radeon HD 5870 (1 GB)

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7 64-Bit / Windows 8 64-Bit / Windows 8.1 64-Bit
İşlemci: Intel Core i5-2500K @ 3.30GHz 
Bellek: 8 GB
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 760 (4 GB)
--------------------------------------------
Platform(lar)Microsoft Windows

18 Ocak 2017 Çarşamba

HABER: Resident Evil 7 PS4 Dosya Boyutu ve Ücretsiz DLC


     Capcom tarafından geliştirilip yayıncılığı yapılacak olan Resident Evil 7, 24 Ocak 2017'de Xbox OnePlayStation 4 ve PC için çıkış yapacak. Oyunun çıkmasına sayılı günler kala DLC paketlerinin çıkış tarihleri de ufaktan belli olmaya başladı.

     “Not A Hero” adında çıkacak olan ücretsiz senaryo DLC'si hakkında pek bir detay bilinmiyor. Ana hikaye ile bağlantılı olacak DLC hakkında gerekli açıklamalar ilerleyen zamanlarda Capcom tarafından verilecek. DLC ilkbahar ayları içinde çıkışını gerçekleştirecek.

     Ayrıca oyunun çıkmasına günler kala oyunun PS4 dosya boyutu da belli oldu.

PlayStation 4 - 20.6 GB 
Xbox One - 20.21 GB 
PC - 24 GB



PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7,8,8.1,10 64-BIT
İşlemci: Intel Core i5-4460 2.70GHz veya AMD FX-6300 ya da daha iyisi
Bellek: 8 GB
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 760 ya da AMD Radeon R7 260x

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7,8,8.1,10 64-BIT
İşlemci: Intel Core i7 3770 3.4GHz, AMD ya da daha iyisi
Bellek: 8 GB
Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 960, AMD Radeon R9 280X ya da daha iyisi



Resident Evil 724 Ocak 2017'de Xbox One, PlayStation 4 ve PC için çıkış yapacak.

7 Eylül 2016 Çarşamba

VIDEO: Outlast 2


     2017 yılında PC, PlayStation 4 ve Xbox One platformlarına çıkışını gerçekleştirecek olan Outlast 2 ile korku ve gerilim dolu saatler bizleri bekliyor. Birinci oyunda hastanede hayatta kalma savaşı verirken, bu kez daha farklı mekanlarda oynayacağız.

     Aşağıda yer alan videoda Outlast 2'nin Xbox One oynanış videosunu izleyebilirsiniz.


VIDEO: No70: Eye of Basir



     Oyunda iki ana karakter olan Aras ve Erhan adında iki kardeşi yönetiyoruz. Yıllarını babaanneleri ile birlikte No70 isimli bir evde geçirmişlerdir. Bu yıllar içerisinde çeşitli korkunç olaylar yaşamışlardır. İki kardeş bu olayları kimseye anlatmayıp birbirlerine sessiz kalma sözü vermişlerdir. Ancak geçen uzun yıllara rağmen bu olaylar unutulmamış ve Erhan'ın kabuslar görmesine sebep olmuştur.

     Aras cesur ve bu tür olayların üstüne gitmeyen bir karakterdir. Erhan ise merakını asla gideremeyen ama bir o kadar da korkak bir karakterdir. Merakına yenik düşen Erhan geçen 20 yılın ardından No70'e geri döner. Aras'a bu durumdan hiç bahsetmez. Çünkü Aras'ın ona engel olacağını bilir. 

     Erhan yıllar sonra geri döndüğü No70'te hala bazı olayların yaşandığını görür. Başına bir şey gelmesi ihtimaline karşın Aras'a 1 ay sonrası için taahhütlü mektup yollar. Evin içinde notlar bırakarak araştırma yapan Erhan, bir anda ortadan kaybolur.

     Aras mektubu alır almaz hemen No70'e gider. Eve girer girmez bütün çıkış yolları kapanır. Kardeşinin bıraktığı notları takip etmeye başlar. Bir anda kendini hiç te istemediği olayların içinde bulur. Artık Aras'ın tek amacı sadece kardeşini bulmak olmayacaktır.

     Aşağıdan yayınlanmış olan son oynanış videosuna ulaşabilirsiniz.

22 Temmuz 2016 Cuma

VIDEO: [REC] Shutter



İNCELEME: [REC] Shutter


     [REC] Shutter oyunu ile gece görüş modunun atmosferine bırakıyoruz kendimizi. Ancak kamerasız olmuyor. Her an kamera şart.

     Aşağıdaki linkten hazırlamış olduğum oynanış videosuna ulaşabilirsiniz.


     Aniden açılan radyo ve onun cızırdaması, gürüldeyen gök ve tabi hayaletler. Korku atmosferi bunlar üzerin kurulu. Bir de işin içine kamera girince al sana atmosfer. Grafikler ücretsiz bir oyuna göre idare eder. Sesler ise bir korku oyunu için ideal. Ani çıkışlar ile korkutmayı az da olsa başaran [REC] Shutter denenmesi gereken bir oyun.

14 Temmuz 2016 Perşembe

ÖN İNCELEME: Ian’s Eyes


     Geliştiriciliğini Sindie Games'in yaptığı, yayımcılığını SOEDESCO Publishing'in üstlendiği Ian’s Eyes adlı Korku-Bulmaca türündeki oyun 2016' nın 3. çeyreğinde çıkışını gerçekleştirecek. Ayrıca yakın bir zamanda oyunculara bir demo fırsatı sunulacak.

 
    Birbirinin kopyası bir sürü korku oyunu çıkarken bu oyunu farklı kılan bir özellik göze çarpıyor. Bir korku oyununda köpek olmayı daha önce yaşadınız mı? Bunun gibi farklı özellikteki korku oyunlarına gerçekten çok ihtiyaç var. Bunu daha önce Lurking, Among the Sleep gibi oyunlar yapmıştı. O oyunların incelemesine de oyun isimlerinin üstüne tıklayarak ulaşabilirsiniz. 


     Oyunda gözleri görmeyen bir çocuğun en iyi arkadaşı olan bir köpeği canlandıracağız. Sahibimiz okula başlayacak. Haliyle okulun ilk günü olduğu için biraz gergin. Ancak bunda haklı çıkıyor. Çünkü oyundaki herkes zombiye dönüşüyor. Bizde onun en iyi arkadaşı olarak ona kılavuzluk edip onu sağ salim okuldan çıkarmaya çalışacağız. Aşağıdan oyun ile ilgili videoya ulaşabilirsiniz.

8 Haziran 2016 Çarşamba

İNCELEME: Noct


     Geliştiriciliğini C3SK'nın yaptığı yayımcılığını Devolver Digital'in üstlendiği Noct 21 Ekim 2015 tarihinde erken erişim olarak çıkışını gerçekleştirdi.

     Termal kamera efekti verilmiş kuş bakışı kamera açısıyla oynadığımız oyunda atmosfer muazzam. İstersek oyunu hem çevrimiçi hem de çevrimdışı olarak başkalarıyla da oynayabiliyoruz. Çevrimiçi özelliği ile oyunda tek düşmanımız yaratıklar olmayacak gibi.


     Bir silah ve sarjör ile evden dışarı çıkıyoruz ve bir bilinmezlik. Bir yere gidiyorsun ama nereye? Elimdeki silah karşımdaki dev yaratığa yetecek mi? Yoksa kaçmalı mıyım? Kaçabilecek miyim? İhtiyaçlarımı giderebilmek için bu eve girmeliyim ama çıkabilecek miyim? Bu soruların cevaplarını deneyerek görüyoruz.



     Oyunun ilk videosu yayınlandığında "vaay bee çok güzel" dediğimi hatırlıyorum. Bir an önce çıkmasını istedim ve günler geldi geçti çıktı. Oyunu satın aldım ancak erken erişim olduğu için "taak!" diye bir hata. Menü gözükmüyor. Hatayı geliştiriciye bildirmek için fotoğraf çektiğimde menünün yaklaştığını gördüm. Şans eseri sorunun çözümünü bulmuş oldum. Geliştiriciye ilettim ancak hala aynı hatayı yaşayan olursa F12 tuşuna birkaç kez basarak düzeltebilirsiniz.

     Ortalığı kasıp kavuracak bir oyun olmayacağı çok açık. Ancak kendisine has bir kitlesi olacağını düşünüyorum. 2-3 arkadaş ile klan kurup çevrimiçi şekilde etrafta dolaşmanın, gelecek tehlikeleri beklemenin çok gerilimli aynı zamanda eğlenceli olacağını düşünüyorum.

     Umarım erken erişim sürecini başarıyla tamamlar. Böyle farklı bir deneyim sunacak oyunun erken erişim sürecinde kalması üzücü olur.








8 Eylül 2015 Salı

VIDEO: Caffeine

     
     
     Bağımsız bir yapım olarak Unreal Engine 4 ile geliştirilen Caffeine’den yeni bir video daha. Kickstars ile bağış toplamaya devam eden Caffeine 2097 yılında bir uzay üssünde bize korkulu anlar yaşatacak. Doom 3, Condemned ve FEAR′dan etkilendiklerini söyleyen çalışma ekibi, umarım Doom 3'ün atmosferini, Condemned'in klostrofobisini ve FEAR'ın yapay zekasını güzel birleştirir.

      

VIDEO: Total Chaos Overgrowth


     Bağımsız cephesinden bir korku çalışması daha. Açık dünya hayatta kalma korku oyunu olarak karşımıza çıkan Total Chaos, Doom 2 motoru ile geliştiriliyor. Tek kişilik hikaye modunda olacak olan Total Chaos'a şimdilik multiplayer özelliği getirilmeyecekmiş. Eğer multiplayer özelliği getirilirse, umarım oyunu zedelemesine izin vermezler.

     Oyunda terkedilmiş bir kömür madeni yakınlarında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolan köylüler var. Onları arayıp bulmaya çalışacağız.

VIDEO: Grave


     Bağımsız yapımcılardan gelecek olan Grave Broken Window Studios tarafından geliştiriliyor. Ruhlar, mezarında rahat durmayan ölüler ve dahası ile üzerimize çullanacak Grave hızlı bir şekilde zamanı ve mekanı değiştirmemizi sağlıyor. Linux, Mac, PC, XBOX ONE için 2015 yılında çıkışını yapacak olan Grave ayrıca Oculus Rift desteğiyle de geliyor. Aşağıdaki videoda oyuna göz atabilirsiniz.


VIDEO: HUNT: Horrors of the Gilded Age

 

     Crytek tarafından duyrulan HUNT: Horrors of the Gilded Age, üçüncü kişi bakış açısına sahip olacağımız co-op modunda shooter bir korku oyunu olacak.

    1800’lü yılların sonlarında geçen korkunç gerçeklerin yer aldığı bir evreni ortaya koyan
HUNT akıllları zorlayacak bir kötülüğü konu alıyor. Bu oyunda avcı kimliğine bürünmek zorundayız. Yoksa tehlikede olan bedenimiz ve ruhumuz yaratıkların midesinde akşam yemeği olabilir.

     Cephane sıkıntısını yaşayıp her bir kurşunun hesabını yapacağımızı ve bosslar karşısında arkadaşımızdan yardım almadıkça elimizden birşey gelmeyeceği söyleniyor. Her bir oynayışta aynı yerlerde aynı yaratıklar görmeyeceğimize dair söz verilmiş.


4 Eylül 2015 Cuma

ÖN İNCELEME: SOMA


    22 Eylül 2015 tarihinde PC ve PS4'e çıkışını yapacak olan SOMA, Frictional Games tarafından geliştiriliyor. Eminim ki muhteşem bir oyun olacak. Favori serim olan Penumbra'yı geliştiren ekip ardından Amnesia: The Dark Descent ile dünyayı salladı ve yeni bir akım başlattı. Kötü bir oyun yapması imkansız. Beklentilerimiz büyük. Machine for Pigs'i kendileri yapmayarak heba etti. Umarım SOMA ile telafi eder.


   Bilim-kurgu öğeleriyle süslenmiş olan SOMA ile muhtemelen yine düşman karşısında savunmasız bir şekilde bulmacalar ile boğuşacağız. Grafik ve seslerin muhteşemliğine diyecek birşey yok.

 
                                                                 SOMA Resmi Sitesi



3 Eylül 2015 Perşembe

İNCELEME: Mental Hospital Eastern bloc


     Ücretsiz bir korku oyunu olan Mental Hospital Eastern bloc ani çıkışlar ile reflekslerinizi ölçen bir oyun.

     Hastanede bir odada uyanıyoruz ve başlıyoruz bu esrarengiz hastanede maceraya. Açıkcası ani çıkışlar bazı yerlerde çok iyi düşünülmüş. Ancak bazı yerlerde çok klişe olmuş. Ücretsiz bir korku oyununa göre güzel grafiklere sahip olan Mental Hospital Eastern bloc, sesleri ile hoplatmayı başarıyor. Ancak bir kez oynadıktan sonra sürprizi kaçan bu oyunu bir daha oynadığınızda korkmuyorsunuz, tabi eğer hafızanız güçlü ise.


İNCELEME: Slender: The Eight Pages


     Bir orman ve ölmeden bulmanız gereken sekiz sayfa.. Sadece bu değil. Bir de suratı olmayan takım elbiseli bir arkadaşımız. Arkadaş dediysem lafın gelişi.


     Ücretsiz bir korku oyunu olan Slender: The Eight Pages grafikleri ve sesleri açısından sıkıntı çıkarmıyor. Aniden çıkan Slender ile klasik korku müzikleri duyuyoruz. Bu da basit olsa da yer yer korkutan yer yer sinirlendiren bir oyun oluyor.

     Her ne kadar öldükten sonra başa dönmek sıkıcı gelse de denenmesi gereken bir oyun.