7th Zone Youtube Kanalı

EN İYİ 7: Oyun Açılış Sinematiği

İNCELEME: PS3 Co-op Destekli Oyunlar #2

İNCELEME: Skooldaze Klass of '99

BİLGİ: Little Fighter 2 Karakter Rehberi

the etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
the etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2019 Perşembe

İNCELEME: The Count Lucanor


          Baroque Decay tarafından geliştirilen The Count Lucanor, 3 Mart 2016 tarihinde çıkışını gerçekleştirdi. Piksel grafiklere sahip olan bu oyunda, Hans ismindeki bir çocuğu kontrol ediyoruz. İlk bakışta sıradan bir piksel grafikli oyun gibi gözükse de kendisini diğerlerinden ayıran birkaç özelliğe sahip. Bu özelliklerin başında oyunun ilham aldığı bazı efsaneler yer alıyor.

  "The Legend of Zelda, Yume Nikki, Silent Hill veya Dark Souls gibi klasik oyunlardan esinlenilmiş olan retro, 8-16 bit arası bir stili bulunan The Count Lucanor inanılmaz bir gizemi ve korkutucu bir macerayı içerisinde barındıran bir masal dünyasında kurulu. Oyun, içerisinde; önemli seçimler, alternatif sonlar, gizemleri ve bulmacaları çözmek için farklı yolların kullanılması gibi özellikleri barındırmakta."

  Yukarıda yazan açıklamayı görür görmez oyunu hiç düşünmeden aldım. Ancak sonradan içimde küçük bir pişmanlık oluştu. Çünkü oyundaki hikayenin başlangıç kısmı aşırı derecede kötü. İade etmeyi falan bile düşündüm. Hikayenin başlangıcı aynen şu şekilde;


          Hans'ın ailesinin maddi durumu ne yazık ki iyi değil. Asker olan babası gittiği son savaştan uzun zamandır dönmüyor, annesi ise bütün olumsuzluklara tek başına göğüs germeye çalışıyor. Ancak yeterli olmuyor.

          Hans 10. yaş gününde annesinden hediye istediğinde, annesi durumlarının iyi olmadığını ve üzgün olduğunu söylüyor. Ancak Hans huysuzluğuna devam edip, bu sefer de tatlı istiyor. Annesi yine durumlarının iyi olmadığını söylese de Hans bir türlü uslanmıyor.


          Yaşanan sözlü tartışmadan sonra Hans, evi terk edip keşfe çıkacağını, hazineler bulup çok zengin olacağını söylüyor. İşte hikayenin tam da bu noktasında oyun aşırı derecede insanı kendisinden soğutuyor.

          Çünkü annesi Hans'a hiç karşı çıkmıyor. Tamam biraz "Yapma etme oğul!" gibi cümleler kuruyor ama sadece o kadar. İstese onu eve kilitleyebilir, bağırıp kızabilir ama hayır engel olmuyor. Aksine oğlunun yanına baston, biraz peynir ve 3 altın verip gönderiyor. Sanki dünden razıymış gibi.

          Hikaye ile alakalı bu başlangıç dışında kötü bir şey söylemek zor. Olayların gelişimi güzel kurgulanmış. Geliştirici ekibin verilen kararların hikayeyi şekillendireceği sözünü tuttuğunu söyleyebiliriz. Hatta bazı noktalarda işini Undertale'den daha iyi yapıyor diyebiliriz.


          Hans evi terk edip ormanda biraz dolaştıktan bir cin ile karşılıyor ve onu takip ediyor. Ardından Tenebre Kalesi adında bir yere ulaşıyor. Aslında oyun tam da bu noktada başlıyor diyebiliriz. Çünkü cin bize eğer adını tahmin edebilirsek, bizi Kont Lucanor ile tanıştıracağını ve onun mirasına sahip olabileceğimizi söylüyor. İsmiyle alakalı bazı ipuçlarının yer aldığı mektuplar ise kalede yer alan odalarda gizli.

          Ancak ne yazık ki Tenebre Kalesi 10 yaşındaki bir çocuk için hiç uygun bir yer değil. Çünkü kapkaranlık ve içerisi tehlikeli düşmanlar ile dolu. Bu noktada yardımımıza mumlar koşuyor. Mumlar kaleyi keşfederken etrafımızı aydınlatmanın yanı sıra çok önemli bir işlev daha sunuyor.


          Mumları yere bırakarak hem kale içerisinde yer alan düşmanları daha kolay fark edebilir hem de labirent vb. noktalarda bize hatırlatıcı bir işlev görmesini sağlayabiliriz.

 

          Tenebre Kalesi'inde bulunan bu odalar klasik zindan mantığında dizayn edilmiş. Bu odalarda karşımıza bazen bir bulmaca çıkarken bazen ise bize zarar verebilecek bazı düşmanlar çıkarıyor. Bu düşmanlara zarar vermek gibi bir seçeneğimiz yok. Çoğu zaman düşmanlardan perdelerin arkasına ya da masaların altına saklanarak kurtuluyoruz.

          Bu odaların içinde cinin ismini tahmin etmemize yardımcı olacak mektupların dışında başka eşyalar da bulabiliyoruz. Bu eşyalar ekmek, peynir, altın vb. şeyler olabilirken, bazen de başka bir noktadaki bulmacayı çözmemize yarayacak bir eşya olabiliyor.


          Kalenin nispeten en güvenli ve en önemli bölümü bahçe kısmı. Çünkü oyunumuzu bu noktada kayıt ediyoruz. Çeşmede duran Karga sayesinde. Ancak bedava değil. Oyun boyunca bulacağımız altınlardan birini çeşmeye attığımız takdirde oyunumuz kayıt oluyor. Altınlarımızı bu yüzden dikkatli harcamalıyız.


          Çıkmış olduğumuz keşif boyunca birçok NPC ile karşılaşmamız mümkün. Bu NPC'lere karşı olan tutumumuz bize bazen bir iyilik bazen ise bir kötülük olarak geri dönebilir. Bu yüzden NPC'lere olan tutumumuza dikkat etmemiz gerekli.

          Oyun boyunca almış olduğumuz kararlar neticesinde birden fazla son görmek mümkün. Eğer en doğru kararları verirseniz son kayıt dosyasını yükleyerek, her defasında farklı bir şey yapıp bütün sonları görebilir ve tekrar oyunu en başından oynamak zorunda kalmazsınız. Ben almış olduğum kararlar ile sanırım 4 farklı sonu görebiliyordum.


           Yaklaşık 3-4 saatlik bir oynanış süresine sahip olan The Count Lucanor, gerçekten güzel saatler geçirmenizi sağlıyor. Alternatif sonları görmek için her defasında baştan oynayarak oynanış süresini uzatabilirsiniz ancak dediğim gibi doğru kararlar ile tek save dosyasında birden fazla alternatif sonu görme imkanınız var. Eğer piksel yapımlara ve gerilim unsurlarına karşı bir ilginiz var ise The Count Lucanor tam aradığınız adres.


PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows XP
İşlemci: Core 2 Duo
Bellek: 2GB
Ekran Kartı: Intel HD 3000
Harddisk: 512MB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7
İşlemci: Core i3, i5, i7
Bellek: 4GB
Ekran Kartı: OpenGL2 destekli
Harddisk: 512MB 
--------------------------------------------
Platform(lar): Nintendo Switch, Microsoft Windows, Linux, Mac OS, PlayStation Vita, Xbox One

21 Mart 2017 Salı

VIDEO: The Culling of the Cows #8 Killer


The Culling of the Cows #8 Killer

VIDEO: The Culling of the Cows #7 Hardest


The Culling of the Cows #7 Hardest

VIDEO: The Culling of the Cows #6 Onslaught


The Culling of the Cows #6 Onslaught

VIDEO: The Culling of the Cows #5 Bear Boss


The Culling of the Cows #5 Bear Boss

VIDEO: The Culling of the Cows #4 Kill Em All


The Culling of the Cows #4 Kill Em All

VIDEO: The Culling of the Cows #3 Nicely Done


The Culling of the Cows #3 Nicely Done

VIDEO: The Culling of the Cows #2 Cursor


The Culling of the Cows #2 Cursor

VIDEO: The Culling of the Cows #1 Begin


The Culling of the Cows #1 Begin

19 Şubat 2017 Pazar

İNCELEME: Ghost in the Shell: SAC First Assault Online


     Neople tarafından geliştirilip, Nexon tarafından çıkışını gerçekleştiren Ghost in the Shell: Stand Alone Complex - First Assault Online'nın açık betası 28 Temmuz 2016 tarihinde bizlerle buluştu. Gelin bu açık betayı değerlendirip hem geliştiricilere yardımcı olalım hem de oyun hakkında bazı fikirler edinelim.

     18 Kasım 1995 tarihinde çıkışını gerçekleştiren anime filminden sonra büyük bir hayran kitlesi kazanan Ghost in the Shell'in bir çok manga dışında 2 anime dizisi, 1 mini anime dizisi ve 4 anime filmi daha çıkartıldı. 


     Çıkmış olan bir çok oyunun yanı sıra, bir de Pay 2 Win online oyunun çıkması hayranlarını mutluluğa sürüklemeye devam ediyor. Bizlere sunulan bu online oyunun içine animelerden bazı kesitlerin sunulması da çok hoş bir hava katmış.


     Oyun hakkındaki bu kısa ön bilgiden sonra geçelim oyunumuza. Oyunda 9 adet ajana sahibiz. Oyuna ilk girdiğimizde bir ajan seçebiliyoruz. Ardından seviye atladıkça 2 yeni ajan seçme hakkımız geliyor. Daha sonra başka bir ajan almak istediğimizde parasını bastırıp almamız gerekiyor. Her ajanın kendine has yetenekleri bulunmakta. Bu yeteneklerin kullanımından sonra belli bir süre bekleyip yeteneğin tekrar yüklenmesini bekliyoruz. 

     Her ajanın yetenekleri 2 seviyeden oluşmakta. Bazı yeneteklerin 2. seviyesinde diğer dostları da bu yeteneğe ortak olabiliyor. Bu yeneteneklere sahip olan ajanların isminin yanında Skillsync ibaresi yer alıyor. Bazı ajanlar bu Skillsync özelliğine sahip değil. Ancak bu ajanlar 2. seviye özelliğini daha yıkıcı bir güç olarak kullanabiliyor. Gelin ajanlarımızı yakından tanıyalım.

     Isı Sensörüne sahip ajanımız ismi Saito. Isı sensörü ile haritadaki düşmanların yerini tespit edebilir ve işlerini bitirebiliriz. Pusmayı seven bir düşman var ise ona karşı çok şık bir hamle yapabilirsiniz.

     Arayıcı Drone sahibi olan ajanımızın ismi Togusa. Arayıcı drone ile düşmanlarımızın yerini tespit edebilir ve küçük sürprizler hazırlayabiliriz. Drone düşmanı tespit ettikten sonra bir noktada kıstırabilirse işini bitirebilir. Ayrıca 1'e 1 kapışmalarda güzel bir avantaj. 

     Term-optik Kamuflaj yeteneğine sahip olan ajanımızın ismi Motoko Kusanagı. Görünmez olup düşmanların saldırılarından sıyrılabilir veya dikkatsiz düşmanların arasına sızabiliriz. 

     Kol füzesine sahip olan ajanımızın ismi Batou. Kendisi benim favori ajanımdır. 1. seviyede 1 füze, 2. seviyede 2 füze birden gönderebiliyoruz. Toplu bir şekilde düşman avlamak için birebir. Ayrıca köşelerde saklanıp çıkmamak için direten düşmanlarınıza füzenizi hediye olarak gönderebilirsiniz.

     İstediği bir yere Siber Asker konuşlandırabilen Ishıkawa ile belli bir yerden gelecek olan düşman dalgalarını yavaşlatabilirsiniz. İsterseniz Siber Asker'i yem olarak kullanıp onu yok etmeye çalışan düşmanları birer birer avlayabilirsiniz.

     İstediği bir yere Term-optik Bariyer konuşlandırabilen bir ajanımız bulunmakta. Ajanımızın ismi Maven. Bariyerin arkasına geçtiğimizde karşı taraftan görünmüyoruz. Bu bariyerden diğer dost birimlerinde faydalandığı göz önünde bulundurursak ajanımızın önemi bir hayli fazla. Ancak bariyer kurşun geçiriyor. Bariyerin arkasındaki kişi nişan alma kabiliyetini konuşturmak zorunda. Çünkü düşman bariyeri gördüğü an şarjörü boşaltmaya başlıyor. 

     Depar yeteneğine sahip olan ajanımızın ismi Paz. Depar atarak düşmanlardan çok daha hızlı bir şekilde ilerledikten sonra önlerine çıkıp onları şaşırtabiliriz. Ayrıca işler ters gittiğinde düşmanlardan hızlı bir şekilde kaçabilir ve intikam planını düşünmeye başlayabilirsiniz.

     Nano-jel Zırh yeteneğine sahip olan ajanımızın ismi Borma. Bu zırh ile gelen ilk bir kaç saldırıdan sıyrılabiliriz. Ayrıca bu zırh yeteneği ile az miktarda da olsa canımızı yükseltebiliriz.

    Emp Jeneratörü yeteneğine sahip olan ajanımızın ismi Kuro. Bu jeneratör ile düşmanların yeteneklerini etkisiz hale getirebilir ve onları yavaşlatabiliriz.


     Kullanmış olduğumuz ajanımız için ekstra geliştirmeler yapabiliyoruz. Bu geliştirmeler koşarken şarjör doldurma, bomba hasarını arttırma vb. şekillerde olabiliyor. Bu geliştirmeleri bazı oyun sonlarında kazanabiliyoruz. Ancak 20 dakikalığına. Eğer sınırsız olmasını istersek pazar yerinden almamız gerekiyor. 


     Belirli bir tecrübe puanı sonrasında bazı silahlar açılıyor. Bu silahların çok çok uygun bir fiyata olması nedeniyle bir silah almaya karar verdiğinizde "açılanlar" sekmesine bakmanızda fayda var. Çünkü başka bir silah almak için kesenin ağzını açmanız gerekiyor.


     Satın almak istediğiniz silahı atış poligonunda deneyerek silah hakkında fikirler edinmemiz çok hoş olmuş. İstediğiniz silaha istediğiniz şekilde eklemeler yaparak denemek, silah hakkında kafanızda bulunan soru işaretlerini yok etmenizi sağlıyor. Bu poligon harcanan paraları ve bu paralar için harcanan zamanların boşa gitmesini önlüyor.


     Silahlar için 3 adet diziliş şeklimiz bulunmakta. Oynanış stilinize göre düzenleyip savaş sırasında taktik değişikliği gerektiğinde F1, F2 ve F3 tuşlarından istediğimize basarak bir sonraki elde silahlarımızı değiştirebiliriz.


     Bazı günlük görevlerimiz bulunmakta. Bu görevler "İmha modunda 4 kez oyna", "30 kez yeteneğini kullan" şeklinde olabiliyor. Bu günlük görevler ile oyundaki günlük dozunuzu alabilir ve ardınızda keyifli saatler bırakabilirsiniz. Ayrıca bir günden daha uzun süren görevlerimiz de bulunuyor. Bunlar "250 kez kafadan vuruş yap", "100 kez maç kazan" gibi olabiliyor. Bu uzun süren görevlerde ödüllerin kalitesi, günlük görevlere nazaran daha yüksek oluyor.


     Her seviye yükselmeden sonra belirli ödüllere sahip oluyoruz. Bu ödüller belirli bir seviyeden sonra tekrara düşüyor ve eskisi kadar kaliteli olmuyor. Tavsiyem ajanınızı ve kullanacak olduğunuz ekipmanlarınızı düşünerek geliştirmeniz. Aksi takdirde almak istediğiniz bir ekipman için uzun saatler harcamak zorunda kalabilirsiniz. 


     Oyuna oda listesinden veya hızlı dalış seçeneğinden girebiliyoruz. Oda listesinde oynamak istediğimiz moda göre bir oda seçerken, hızlı dalış seçeneğinde oy birliği ile seçilen modu oynuyoruz. 


     Oynayabileceğimiz 3 adet mod bulunmakta. Bu modlar İmha, Terminal Fethi ve Takım Ölüm Maçı olarak karşımıza çıkıyor. İmha modunda bir taraf bomba kurmaya çalışırken, diğer taraf buna engel olmaya çalışıyor. Terminal Fethi'nde belirli noktalarda bulunan terminalleri ele geçirip bir süre sahip olmaya çalışıyoruz. Takım Ölüm Maçı'nda ise 10000 puana ulaşan ilk takım oyunu kazanıyor.


     Terminal Fethi modunda kullanılan Tachikoma adında bir robot bulunmakta. Bu robotu istediğimiz şekilde geliştirip düşmanların üstüne salabiliriz. Tachikoma'yı çıkartmak için belirli bir süre terminalin yanında durmalı ve puan kazanmalıyız. Puanımız 100 olduğunda Tachikoma çıkarma hakkına sahip oluyoruz.



     Oyunun bazı noktalarında bulunan bir kaç eksikliği bir süre oynadıktan sonra farkediyorsunuz. Her oyun başlangıcında geri sayım bitmeden koşma tuşuna basıp geri sayım bittiğinde hızlıca ilerlemeye çalışıyorsunuz. Ancak bu olmuyor. Çünkü geri sayım bittikten sonra bastığınız tuş geçerli sayılıyor. Buna alışmanız için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Ayrıca menü geçişlerinde anlık donmalar yaşanıyor. Oyun bitiminden sonra odadan çıkmadıysanız herhangi bir silaha bir şey eklemeniz için süreniz çok az. Sürenin az olmasına bir de menü geçişlerindeki ani donmalar eklenince mecburen odadan çıkmak ve ekipmanınızı öyle gözden geçirmeniz gerekiyor. Bu gibi sorunları göz ardı edebiliriz. Çünkü oyun henüz betada. Dileriz ki bu gibi sorunları çözerek çıkışını gerçekleştirir.

     Bazı Pay 2 Win oyunlar vardır. Gerçek para ödemeden oynayanlara eziyet çektirir. Gerçek para ödeyen birisiyle karşılaştığınızda onu öldürmeniz çok zordur. Ancak böyle bir şey bu oyunda yok. Gönül rahatlığıyla oynayabilirsiniz.

     29 Mart 2017 tarihinde Fransa'da gösterime girecek olan Scarlett Johansson'nın bulunduğu bir sinema filmi de çıkışını gerçekleştirecek. Aşağıda çıkacak olan Ghost in the Shell filminin fragmanını izleyebilirsiniz.


PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7 64bit 
İşlemci: Intel Core 2 Duo E6600 
Bellek: 4 GB 
Ekran Kartı: GeForce GTX 260 
Harddisk: 3 GB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows 7 64bit veya daha iyisi
İşlemci: Intel i5 2500 3.3 Ghz 
Bellek: 4 GB
Ekran Kartı: GeForce GTS 450
Harddisk: 3 GB
--------------------------------------------
Platform(lar)Microsoft Windows

18 Ocak 2017 Çarşamba

İNCELEME: Mark of the Ninja


     Klei Entertainment tarafından geliştirilen, Klei Entertainment ve Microsoft Studios tarafından yayıncılığı yapılan Mark of the Ninja, 7 Eylül 2012 tarihinde çıkışını gerçekleştirdi.

     Hisomu Klanı'na bağlı bir ninjayız. Klanımız açığa çıktı ve liderimiz klanımızı açığa çıkaranların kellesini istiyor. Biz de bir gölgeye dönüşüp karanlığa karışıyoruz.


     Maceramızda bir çok mekana gidiyoruz. Bu mekanların tasarımı ise oldukça güzel. Bazı mekanlar o kadar büyük ki nereye gideceğinize karar vermekte zorlanıyorsunuz.


     Oynanış olarak oldukça zevkli olan oyunumuzda bir de yetenek ağacı sistemimiz bulunuyor. Bu yetenek ağacımızda kendi oynanış stilimize göre yeni yetenekler açıyoruz. Bu yetenekleri açmak için bölüm içinde kazanmamız gereken puanlar işin içine giriyor.

     Bu puanlar her istenildiğinde kazanılan bir şey değil. Bir düşman sizi farkettiğinde, alarm çaldığında vb. şeyler yaptığınızda düşebiliyor. Bu puanları kazanmak için bir düşmana görünmemek veya onu sessizce etkisiz hale getirmek, cesetleri saklamak, kaza süsü vermek vb. şeyler yapabiliriz.


     Oyunda gizli saldırı yapacağınız sırada size küçük bir mini-oyun gibi bir şey sunuluyor. Atak yaptığınız anda size farenizi hareket ettireceğiniz yön gösteriliyor. Eğer doğru yöne götürebilirseniz düşman ses çıkarmadan etkisiz hale geliyor. Eğer doğru yöne götüremezseniz düşmanınız bağırıyor ve yerinizi belli ediyor. "Fareyi doğru yönde hareket ettirmek!?" diyebilirsiniz. İlk başlarda ben de öyle dedim. Ancak biraz hızlı olmanız gereken zamanlarda ve stresin hat safhada olduğu anlarda fareyi doğru yönde hareket ettirmek zorlaşıyor.


     Oyundaki ara sahneler ise çizimler ile aktarılmış ve bu da oyuna çok güzel bir hava katmış. Çizimlerin mükemmeliğine kapılıp gitmeniz çok muhtemel.


     Düşmanlarımız arasında bizi en çok zorlayacak olan düşman türü haliyle düşman ninjalar oluyor. Sezgileri, lazer silahı, kıvraklığıyla bizi nakavt edebilecek güçte. Ancak biz de kolay lokma değiliz. Gölge olmak bizim işimiz.

 
     Oyunu yaklaşık 8 saatlik bir oynanış ile oyunu bitirmeniz mümkün. Dilerseniz yan görevleri kasarak oynanış süresini uzatabilirsiniz. Ancak aynı bölümleri bir daha oynamak ne kadar zevkli olur orası tartışılır.

PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows XP SP3, Windows Vista SP2, Windows 7 SP1
İşlemci: AMD Phenom 9750 veya Pentium D 800+
Bellek: 2 GB  
Ekran Kartı: NVIDIA® GeForce® 7800 GT veya ATI Radeon™ HD 3000+ veya daha iyisi
Harddisk: 2.5 GB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows XP SP3, Windows Vista SP2, Windows 7 SP1
İşlemci: Intel Core 2 Duo veya AMD Athlon 64 X2 5600+ 
Bellek: 2 GB
Ekran Kartı: NVIDIA® 9600GT veya ATI Radeon™ HD 5000+ veya daha iyisi
Harddisk: 2.5 GB
--------------------------------------------
Platform(lar)

17 Temmuz 2016 Pazar

İNCELEME: Call of Juarez: The Cartel


     Techland'ın geliştirdiği, Ubisoft'un yayınladığı Call of Juarez: The Cartel 22 Temmuz 2011'de tarihinde PS3 ve Xbox 360, 16 Eylül 2011 tarihinde ise PC platformuna çıkışını gerçekleştirdi.

     Techland, ilk iki oyundan sonra köklü bir değişikliğe gidip vahşi batıyı günümüze getiriyor. Bakalım iyi mi oldu yoksa kötü mü?


     Amerika ve Meksika 160 yıldır barış içinde yaşamışlardır. Ta ki meksikalı bir uyuşturucu mafyasının Los Angeles'ta Uyuşturucu İle Mücadele Ajansı’na (DEA) bombalı saldırı gerçekleştirene kadar. Birçok polisin ölümüne neden olan bu saldırıdan sonra Amerika ilişkilerin zedelendiğini farkeder ve gizli bir ekip kurar.


     Los Angeles Polis Teşkilatı’ndan (LAPDBenjamin McCallUyuşturucu İle Mücadele Ajansı’ndan (DEAEddie GuerraFBI’dan Kimberly Evans. Bu üç kişilik ekip ile olayların iç yüzünü öğrenmeye çalışacağız. Oyunu istediğimiz üç kişiden birini seçerek oynayabiliyoruz.


     McCall ailesi tanıdık geldi mi? Benjamin McCall önceki iki oyunda ana karakterlerden biri olan Ray McCall'in torununun torunu. Burdan Thomas, Marisa ve Billy üçlüsüne de saygılarımızı sunalım.


     Daha önce serinin birinci oyunu Call of Juarez'de, farklı karakterlerin sırayla aynı mekanlarda ilerlemesine şahit olmuştuk. Böylece konuya daha farklı bir bakış açısı yakalayabiliyorduk. Serinin sonraki oyunu olan Call of Juarez: Bound in Blood'da ise iki kardeşten istediğimizi seçip hikayeyi deneyim ediyorduk. Call of Juarez: The Cartel ise tek düze bir hikaye şeklinde ilerlemektense bizlere seçtiğimiz karakterin yaşanan olaylara farklı bakış açılarını göstermeyi tercih ediyor. Böylece Call of Juarez serisinin artık bir klasiği olan hikayeyi farklı bakış açılarıyla tecrübe etme durumu bu oyunda da mevcut oluyor.


     Ancak bu kez bir farklılık var. Oyunu Co-op şeklinde oynayabiliriz. Her bir karakterin geçmişi sırlarla dolu. Her bir karakter birbirine şüpheci. Co-op desteğinin olması nedeniyle yardımlaşmanın ön planda olduğu bir oynanış mevcut. Ancak her bir karakter birbirinden gizli bir şekilde bazı işlere bulaşıyor. Gizli eşyalar toplamak, tarihi eser kaçırmak, dinleme cihazları yerleştirmek, muhbirlere yardım etmek bu işlerden birkaçı. Ayrıca yan görev veren ve hikayedeki bazı noktaları açıklayan telefonlar alıyoruz. Bu telefonları diğerlerine görünmeden açmamız gerek. Aksi takdirde tecrübe puanı kazanamıyor ve yeni silahlardan mahrum kalıyoruz. Bu gibi durumlardan dolayı iş birliği içinde rekabete girmek durumunda kalıyoruz.

    Oyunu tek başınıza oynuyorsanız eğer yapay zeka sizin arkanızdan gizli kapaklı işler çevirmiyor. İzlenen kişi sadece siz oluyorsunuz. Ancak co-op modunda oynarken arkadaşlarınızı gizli kapaklı işler yaparken enselemenin oldukça eğlenceli olacağı çok açık.


     Ama ne yazık ki tekrar oynanabilirlik için olumlu şeyler söylemek çok zor. Toplamamız gereken bir şeyin her defasında aynı yerlerde çıkması ile bütün noktalar ezberlenmiş oluyor. Ayrıca tecrübe puanımız ile açtırdığımız silahı herkesin kullanma imkanı doğuyor. Bu gibi durumlar tekrar oynanabilirliği oldukça düşürüyor.


     Oyunun yükleme ekranlarında çeşitli kanallarda son durum hakkında bilgi veren kişilere rastlıyoruz. Böylece hikaye hakkındaki soru işaretleri kafamızda belirmeden gideriliyor.


     Oyunun geçmişte değil günümüzde geçmesi çok köklü değişikliklere gidilmesini sağlamış. Bunların en başında tabi ki silahlarımız geliyor. O eski altıpatlarlar, tüfekler, oklar, yaylar ve daha aklınıza gelebilecek bir çok vahşi batı silahları artık yok. Mekanlarda bu oranda değişikliğe uğramış.


     Call of Juarez serisindeki klasikleşmiş konsantrasyon modu bu oyunda da var. Yaptığınız isabetli atışlardan sonra konsantrasyon modunu açıp sakin bir şekilde tetiği çekebiliyorsunuz.


     Oyunda bir çok patlama sahnesi, yıkılma sahnesi gibi türlü aksiyonlar var. Ayrıca oyunda araba kullanma özelliği de bulunmakta. Araba kullanırken yaşanan kovalamaca ve çatışmalar ile aksiyonun tavan yaptığı dakikalar geçiriyoruz. Adeta bir Hollywood aksiyon filminin içinde kendinizi buluveriyorsunuz.


     Arkadaşlarınız ile oynarken birbirinizle mücadele edebileceğiniz bir özellik mevcut. Kim daha kısa sürede belirli bir sayıda gangsteri etkisiz hale getirecek? Kim tepede duran helikoptere daha çok zarar verecek? Ve daha bunun gibi türlü mücadeleler bulunmakta. Ancak tek kişilik oynanış bu özellikten mahrum kalıyor.
      

     Oyunda çevredeki bu gibi şeylerden yararlanarak kısa ama zevkli yolculuklara çıkabiliyoruz.


     Çoklu oyuncu modunda ise karşımıza birkaç seçenek çıkıyor. Robbery Crew, Star Witness, Cartel Deal ve Team Death Match.
     
     Robbery Crew modunda, bir taraf hırsız olup soygun yapmaya çalışırken diğer taraf polis olup hırsızlara engel olmaya çalışıyor. Star Witness ile birine suikastte bulunuyoruz veya suikaste uğrayacak kişiye korumalık yapıyoruz. Cartel Deal ile sokak çatışmalarına tanık oluyoruz. Team Death Match hakkında açıklama yapmaya gerek yok sanırım.

     12 kişiye kadar destek sağlayan bu modlarda açtırdığımız yeni silahları kullanabiliyoruz. Ayrıca çok detaylı olmasa da karakterimizin görünüşünü değiştirebiliyoruz.

     Oyunda partner sistemi bulunmakta. Bu sistem sayesinde oyun başlamadan önce takım arkadaşlarımızdan biriyle eşleşiyoruz. Bu eşleşmeyi dilersek sonradan değiştirebiliyoruz. Eşleştiğimiz kişiye gördüğümüz düşmanları işaretleyebiliyor, ona kuvvet ve daha fazla zarar verme gibi faydalar sağlayabiliyoruz. Ayrıca yere düşen arkadaşımızı tekrar ayağa kaldırabiliyoruz.




     Oyun geliştiricilerinin bir bayanda aradıkları özellikleri anlamak ise hiç zor değil.

     Sonuç olarak Call of Juarez: The Cartel, vahşi batıyı iyi veya kötü günümüze getirdi. Oyunu deneyim etmiş belli bir kitle vahşi batının geçmişte olması gerektiğini savunuyor. Ama eminim ki bu yorumda bulunmuş bazı kişiler, oyun geçmişte geçmiş olsaydı bu sefer ise "3 oyundur aynı deniz aynı dalga" gibi gereksiz yorumlar yapacaktı.

     Ancak siz yine de farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız Call of Juarez: The Cartel ile bu deneyimi yaşayabilirsiniz.


     
PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: WinXP / vista / Windows 7
İşlemci: Intel Core 2 Duo 2GHz / AMD Athlon 64 X2 2Ghz
Bellek: XP 1 GB RAM / Vista yada Win7 2 GB
Ekran Kartı: Nvidia 8800GT / ATI 3850 DirectX: 9
Harddisk: 8 GB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: WinXP / vista / Windows 7
İşlemci: Intel Core 2 Duo 3GHz / AMD Athlon 64 X2 3Ghz veya daha iyisi
Bellek: XP 2 GB RAM / Vista yada Win7 3 GB
Ekran Kartı: Nvidia GTX 260 / ATI 4870 yada daha iyi DirectX: 9
Harddisk: 5 GB
--------------------------------------------
Platform(lar): PlayStation 3, Xbox 360, Microsoft Windows