7th Zone Youtube Kanalı

EN İYİ 7: Oyun Açılış Sinematiği

İNCELEME: PS3 Co-op Destekli Oyunlar #2

İNCELEME: Skooldaze Klass of '99

BİLGİ: Little Fighter 2 Karakter Rehberi

18 Ocak 2017 Çarşamba

İNCELEME: Mark of the Ninja


     Klei Entertainment tarafından geliştirilen, Klei Entertainment ve Microsoft Studios tarafından yayıncılığı yapılan Mark of the Ninja, 7 Eylül 2012 tarihinde çıkışını gerçekleştirdi.

     Hisomu Klanı'na bağlı bir ninjayız. Klanımız açığa çıktı ve liderimiz klanımızı açığa çıkaranların kellesini istiyor. Biz de bir gölgeye dönüşüp karanlığa karışıyoruz.


     Maceramızda bir çok mekana gidiyoruz. Bu mekanların tasarımı ise oldukça güzel. Bazı mekanlar o kadar büyük ki nereye gideceğinize karar vermekte zorlanıyorsunuz.


     Oynanış olarak oldukça zevkli olan oyunumuzda bir de yetenek ağacı sistemimiz bulunuyor. Bu yetenek ağacımızda kendi oynanış stilimize göre yeni yetenekler açıyoruz. Bu yetenekleri açmak için bölüm içinde kazanmamız gereken puanlar işin içine giriyor.

     Bu puanlar her istenildiğinde kazanılan bir şey değil. Bir düşman sizi farkettiğinde, alarm çaldığında vb. şeyler yaptığınızda düşebiliyor. Bu puanları kazanmak için bir düşmana görünmemek veya onu sessizce etkisiz hale getirmek, cesetleri saklamak, kaza süsü vermek vb. şeyler yapabiliriz.


     Oyunda gizli saldırı yapacağınız sırada size küçük bir mini-oyun gibi bir şey sunuluyor. Atak yaptığınız anda size farenizi hareket ettireceğiniz yön gösteriliyor. Eğer doğru yöne götürebilirseniz düşman ses çıkarmadan etkisiz hale geliyor. Eğer doğru yöne götüremezseniz düşmanınız bağırıyor ve yerinizi belli ediyor. "Fareyi doğru yönde hareket ettirmek!?" diyebilirsiniz. İlk başlarda ben de öyle dedim. Ancak biraz hızlı olmanız gereken zamanlarda ve stresin hat safhada olduğu anlarda fareyi doğru yönde hareket ettirmek zorlaşıyor.


     Oyundaki ara sahneler ise çizimler ile aktarılmış ve bu da oyuna çok güzel bir hava katmış. Çizimlerin mükemmeliğine kapılıp gitmeniz çok muhtemel.


     Düşmanlarımız arasında bizi en çok zorlayacak olan düşman türü haliyle düşman ninjalar oluyor. Sezgileri, lazer silahı, kıvraklığıyla bizi nakavt edebilecek güçte. Ancak biz de kolay lokma değiliz. Gölge olmak bizim işimiz.

 
     Oyunu yaklaşık 8 saatlik bir oynanış ile oyunu bitirmeniz mümkün. Dilerseniz yan görevleri kasarak oynanış süresini uzatabilirsiniz. Ancak aynı bölümleri bir daha oynamak ne kadar zevkli olur orası tartışılır.

PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows XP SP3, Windows Vista SP2, Windows 7 SP1
İşlemci: AMD Phenom 9750 veya Pentium D 800+
Bellek: 2 GB  
Ekran Kartı: NVIDIA® GeForce® 7800 GT veya ATI Radeon™ HD 3000+ veya daha iyisi
Harddisk: 2.5 GB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Windows XP SP3, Windows Vista SP2, Windows 7 SP1
İşlemci: Intel Core 2 Duo veya AMD Athlon 64 X2 5600+ 
Bellek: 2 GB
Ekran Kartı: NVIDIA® 9600GT veya ATI Radeon™ HD 5000+ veya daha iyisi
Harddisk: 2.5 GB
--------------------------------------------
Platform(lar): 

İNCELEME: LIMBO


    Geliştiriciliğini Playdead'ın yaptığı, yayıncılığını Playdead ve Microsoft Game Studios'un üstlendiği LIMBO hemen hemen her platforma çıkışını gerçekleştirdi.


    Kapkaranlık bir dünya ve hiçbir şeyden haberi olmayan küçük bir çocuk. Tüm bu bilinmezliğin içinde zorlayıcı düşmanlar ve zorlayıcı bulmacalar ile yaşam savaşı veriyoruz.


     Yamyamlardan örümceklere kadar bir çok düşman bulunmakta. Hepsiyle savaşmamız mümkün değil. Küçük bir çocuğuz sonuçta. Ama bizi onlardan farklı kılan bir özelliğimiz var. Bu zekiliğimiz de bulmacalarda ön plana çıkıyor.


     Karşımıza çıkan düşmanları öldürmenin yolları her seferinde farklılık gösterebiliyor. Bir düşmandan kaçarken seri hareket etmeli ve doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmalısınız. Aksi takdirde bir örümceğin öğle yemeği olmanızın olasılığı çok yüksek.


     Fiziki kurallara dayanan bir çok bulmaca var. Eğer bir bulmacada takıldıysanız aklınıza fizik kurallarını getirin ve bir de öyle çözmeyi deneyin. Eminim yardımcı olacaktır.

     Yaklaşık 2-3 saatlik bir oynanış süresine sahip olan LIMBO ile keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

İşletim Sistemi:  Windows XP, Vista, Windows 7
İşlemci: 2 GHz
Bellek: 512MB
Ekran Kartı: En fazla 5 yıllık ekran kartı. Ucuz ve tümleşik ekran kartları çalışmayabilir. Shader Model 3.0 gerekmektedir.
Harddisk: 150MB
--------------------------------------------
Platform(lar): Microsoft Windows, Xbox 360, PlayStation 3, OS X, Linux, Xbox One, PlayStation 4, PlayStation Vita, iOS, Android, Wii U   

İNCELEME: Gomo


    Geliştiriciliğini Fishcow Studio'nun yaptığı, yayıncılığını Daedalic Entertainment'ın üstlendiği Gomo, 6 Aralık 2013 tarihinde çıkışını gerçekleştirdi.

    Tek atımlık baruta sahip olan bazı oyunlar vardır. Bir oturuşta biter ve geriye dönüp baktığınızda küçük bir tebessümle hatırlarsınız. Yaklaşık 1-2 saatlik bir oynanışa sahip olan Gomo işte bu kategoriye giriyor.


    Oyunda evimizde köpeğimizle mutlu mutlu yaşarken köpeğimiz kayboluyor ve maceramız başlıyor. Köpeğimizin başına neler geldiğini anlamak için çıktığımız bu macerada birbirinden komik anlar yaşıyor ve birbirinden farklı mekanlarda bulunuyoryuz.


     Point & Click tarzı bir oynanışa sahip oyunumuzda güzel eğlenceli bulmacalar ile karşılaşıyoruz. Bunları çözmemiz için gereken bazı ipuçlarını arayıp bulmamız gerekiyor. Öylesine yapılmış bulmacalar değil yani.


     Mizah yönü ne kadar çok ağır bastığını ara sahnelerde çok daha iyi anlayabiliyorsunuz. Ayrıca arka planda da yaşanan bazı komik olaylar mevcut. Bunlardan en çarpıcı olanı bir kedinin bir Jedi karşısında harikalar yaratması.

    Eğer verdiğiniz yüklü miktarda paralara rağmen aldığınız oyunlarda istediğiniz zevki yaşayamıyorsanız Gomo size çok iyi gelecek. Çok uygun bir fiyata satın alıp güzel 1-2 saat ile tanışabilirsiniz.

PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi:  Windows Vista veya daha iyisi
İşlemci: 1.6 GHZ
Bellek:  1 GB
Harddisk: 300 MB
--------------------------------------------
Platform(lar): Microsoft Windows   

İNCELEME: NOT A HERO


     Geliştiriciliğini Roll7'ın üstlendiği yayımcılığını Devolver Digital'in yaptığı NOT A HERO 4 Mayıs 2015 tarihinde PC'ye, 2 Şubat 2016 tarihinde ise PlayStation 4'e çıkışını gerçekleştirdi.


     Oyunda siyasetin görünmeyen tarafında rol alıyoruz. Seçimi kazanmak isteyen bir BunnyLord ve onun pis işlerini yapan biz. BunnyLord karakteri mor bir tavşan. Her bölümün başında bize yerine getirilmesini istediği şeyleri anlatıyor ve biz de karakterimizi seçip bölüme başlıyoruz.


     Her bölümde isteğe bağlı olarak yaptığımız çeşitli görevler var. 15 saniyede 5 düşmanı etkisiz hale getirerek combo yapmak vs. Bunlardan bazılarını yapmasanız da görev tamamlanmış oluyor. Ancak geri dönüp bunları yapmak için kendinizi kasabiliyorsunuz. Bunu yaparak oynanış süresini uzatabilir ve açılmayan karakterleri açmak için puan toplayabilirsiniz.

     Ancak şunu söylemeliyim ki açtığım hiçbir karakter bana yetenekli gelmedi. Oyunun başında bize verilen karakter ile oyunu çok rahat ve eğlenceli bir şekilde bitirdim. Bu da benim diğer karakterleri açmak için kasmamı sağlamadı.



     Bazı bölümler o kadar zor ki 20-30 kere denediğimi bilirim. İlerleyen bölümlerde ninja arkadaşlarımız geliyor. İşte iş o zaman çığırından çıkıyor. Sizi köşeye sıkıştırdığında kılıcıyla size tek bir vuruş yapıyor ve o yetiyor. Ondan kaçmak için tam üzerinize geldiği an altından kayıp arkasına geçin ve başlasın kurşun yağmurları.


     Ninjalar haricinde konuşulmaya değer pek bi düşman yok. Belki bölüm sonlarına doğru binalara baskın düzenleyen SWAT timleri örnek verilebilir. Onların da diğer düşmanlardan pek bir farkı yok ancak sayıca daha fazla ve birlikte hareket ettiklerini düşünürsek biraz zorlayıcı olabilir.

     Seslendirmeler harika. Her karakter için ayrı bir seslendirme yapılmış ve bunlar baştan savma yapılmamış. Her biri kendi aksanına sahip. Oyun içi grafikler ise tam bir şaheser. Hiç sırıtmıyor. Eğer 2D oyunları seven biriyseniz hiç kaçırmayın.

PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

En Düşük Sistem Gereksinimleri 

İşletim Sistemi: Windows 7 
İşlemci: Intel 2GHz veya AMD ailesinden eş değer bir işlemci 
Bellek: 2 GB RAM 
Ekran Kartı: 2 GB 
--------------------------------------------
Platform(lar): Microsoft Windows, Playstation 4

11 Aralık 2016 Pazar

İNCELEME: GrowCastle


     Cheonan Seobuk ve sungjung1 tarafından geliştirilen, RAON GAMES tarafından yayımlanan GrowCastle ile mobil platformda uzun ve eğlenceli bir deneyime hazır mısınız? 

     Bir bölgeyi dalga dalga gelen düşmanlara karşı savunduğumuz oyun sayısı bir hayli fazla. Ancak bu oyunu diğer oyunlardan ayıran bir özellik var. Her geçen zamanda yeni bir şey keşfediyor ve oyunun eğlencesi daha da artıyor. 30-40 dalga ile savaşıp sıkılıp bırakmamanızı öneririm. 


     Karargahımızda geliştirmemiz gereken bir çok bölüm var. Bunlar çeşitli yarar sağlayan binalar, maden ocağı, okçular, sur ve sura yerleştireceğimiz kahramanlar. Bunların haricinde 4 adet liderimiz bulunmakta. Ancak 4 liderden sadece 1 tanesini aktif olarak kullanabiliyorsunuz.

     Okçular kesinlikle geliştirilmesi gereken önemli bölümlerden birisi. Ne kadar çok okçunuz ve bu okçulara ekstra özellik sağlayan yetenekleriniz olursa, dalga dalga gelen düşmanları geri püskürtmeniz çok daha kolay olacaktır.


      Sur ise geliştirilmesi gereken diğer önemli bölümlerden birisi. Her geliştirilen seviyede HP ve MP seviyeniz artıyor. Böylece daha çetin savaşlarda uzun süre ayakta kalmanız sağlanıyor. Ayrıca her geliştirilen sur seviyesinde sura yerleştirebileceğiniz kahraman sayısı artıyor. Bu da suru daha güçlü kılmanıza ve daha farklı stratejiler üzerinde yoğunlaşmanıza yardımcı oluyor. Sur üzerinde çok geliştirme yaptığınız takdirde ballista, minigun, cannon gibi silahlar da yerleştirebiliyorsunuz.


     Maden ocağı ile dark crystal ve altın toplayarak hazinenizi çoğaltabilirsiniz. Dark crystal topladığınız eşyaları geliştirmenizde lazım oluyor. Dark crystal için duyulan ihtiyaç geliştirdiğiniz eşyanın türüne göre değişiklik gösteriyor.


     Kahramanlarınızın ve liderinizin kuşanacağı eşyaları nereden bulacağınıza gelirsek işin içine ejderhalar giriyor. 4 adet ejderha bulunmakta. Öldürdüğünüz ejderhanın zorluğuna göre daha kaliteli eşyalar düşürmeniz mümkün oluyor. Her kahraman ve liderr kendine has silahlar istiyor. Okçular yay isterken, büyücüler asa isteyebiliyor. Bazı kahramanlar kılıç tercih ederken, bazı kahramanlar çekiç isteyebiliyor. Silahlar haricinde yüzük, kolye gibi takılar arasında seçim yapmıyorlar.


     Tıpkı binalarda olduğu gibi kahramanlarınıza ve liderlerinize de geliştirme uygulayabiliyorsunuz. Her uygulanan geliştirmede saldırı gücü, HP ve MP'si yükseliyor. Liderler surun dışında düşmanla göğüs göğüse çarpışıyor. Bu yüzden iyi bir geliştirme ve eşyaya ihtiyaç duyuyorlar.


     Liderlerde olduğu gibi bazı kahramanlar da sur dışında savaşıyor. Bunlar slinger, knight gibi askerler. İyi bir geliştirme ve iyi eşyalar ile düşmanı surdan çok daha uzakta tutabilirsiniz.


     Sur dışında savaşan ekstra bir birim daha mevcut. Golemler. Golemler için bazı taşlara ihtiyacınız var. Bu taşları nereden bulacağınıza gelirsek, taşlar haritada bazı keşfedilmesi gereken yerlerde bulunuyor. Bu taşı bulduktan sonra kuşandığınız takdirde sur önünde devasa 2 goleme sahip oluyor ve düşmana korku salabiliyorsunuz.


     Harita 2 bölgeden oluşuyor. Birinci bölge, ikinci bölgeye göre daha kolay. Birinci bölgede keşfedilmesi gereken yerler haricinde bazı yerleşim birimleri de mevcut. Bu yerleşim birimlerini ele geçirdikten sonra ana üssünüze kaç saniye içinde kaç altın getirebileceğini gösteren bir pencere açılıyor. Yerleşim birimine geliştirdiğinizde gelen altın miktarı artmış oluyor ve ekonomik yönden az da olsa güçleniyorsunuz.


     2. Bölgede ise hemen hemen aynı şeyleri yapıyoruz. Ancak çok daha zorlu yerleşim birimleri ile karşılaşıyoruz. Tabi zorluk arttıkça kazanılan ödül de artıyor. Bu ödüller okçuların ok atış hızını arttırma, okçuların verdiği hasarı arttırmak gibi olabiliyor.


     Bazı bölümlerde oldukça zorlanabilirsiniz. Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi biraz da şansın yardımıyla çok zor bir savaşı atlattım. Oynarken bir ara kendimi kaptırıp adeta ben savaşıyormuşum gibi savaş nidaları attım. Bunun gibi bir kaç bölümde aksiyon dolu bir savaş yaşayabilirsiniz.

     Ancak işin içine burada bir mantıksızlık giriyor. Sabit bir bölgede bulunan karargahınız ile haritada dolaşmanız tuhaf geliyor. Bunun yerine savunma askerlerinin yanı sıra, taaruz askerleri de olsa çok daha güzel bir oyun olabilirdi.

     Hell adında ekstra bir bölüm daha mevcut. Bu bölümde dalga dalga gelen düşman sayısı hiç bitmiyor. Savaşı eninde sonunda kaybedeceksiniz ama yanınızda kaç düşman götürebileceksiniz?


     Püskürtülen her dalgadan sonra kazanılan tecrübe puanları ile seviye atlıyorsunuz. Şuan için en yüksek seviye 361. Belki bir güncelleme ile bu sayı arttırabilir. Kazanılan yeni seviye ile yetenek puanlarınız oluyor ve istediğiniz yetenekte bunları kullanabiliyorsunuz. Ayrıca püskürtülen her dalgadan sonra bir elmas kazanıyor ve daha güçlü geliştirmelerde bu elmasları kullanabiliyorsunuz.


     Her 10 dalgada bir boss savaşı ile karşılaşıyorsunuz. Başlarda boss savaşları zorlayıcı gelebilir. Ancak ilerledikçe bossların diğer düşmanlardan bir farkının kalmadığını göreceksiniz.


     Bu diyarda tek başına savaşmak yerine bir klana üye olmayı da tercih edebilirsiniz. Böylece kendinizi bir yere ait hissedip güvende hissedebilirsiniz.


     Uzunca zaman geçirdikten sonra telefonunuzun başına bir şey mi geldi? Hiç sıkıntı değil. Cloud Save/Load ile kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Böylece en baştan başlama derdi falan kalmıyor.


     Eğer Wi-Fi alanında oyunu oynuyorsanız tavsiyem internete bağlı kalın ve oyunun size sunmak istediği reklamları izleyin. Böylece güzel bir altın ödülü alıp hazinenizi doldurabilirsiniz.

     Mobil platformda uzun ve eğlenceli bir oyun arıyorsanız GrowCastle tam size göre. Üstelik ücretsiz.

29 Kasım 2016 Salı

İNCELEME: S.T.A.L.K.E.R. Shadow of Chernobyl


     Geliştiriciliği GSC Game World, yayıncılığı GSC Game World ve THQ tarafından yapılan S.T.A.L.K.E.R. Shadow of Chernobyl 20 Mart 2007 tarihinde çıkışını gerçekleştirdi. Shadow of Chernobyl ile nükleer bir felaketin içinde hayatta kalmayı başarabilecek misiniz?


     Kiev’in 140 km kuzeyinde bulunan Çernobil Nükleer Santrali'nde deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986 tarihinde reaktörün gücü yarıya indirildi. Ardından reaktörün kapanmasını engellemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi kapatıldı. Deneyin amacı reaktörün çalışması aniden durduğunda buhar türbinlerinin ne kadar süre çalışmayı sürdüreceği ve ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayacağını öğrenmekti. Ancak işler yolunda gitmedi.


     26 Nisan saat 00.23'te teknisyenler deneyin son hazırlıklarını tamamladılar. Gücünün çok çok altında çalışan reaktörün buhar basıncı düştü. Ardından buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi. Güvenlik sistemi kapatıldığı için haliyle bu dikkate alınmadı. Ve büyük patlama bir saat sonra 01.23'te meydana geldi. Bu patlama ile birlikte etrafa çok büyük bir radyoaktif sızıntı yayıldı. Ve bunun sonuçları da çok ağır oldu.

     Oyunumuzda ise takvimler artık 2006'yı gösterirken karantina bölgelerinde deneylere devam edilir. Yine yapılan hatalar sonucunda bir patlama daha meydana gelir ve artifactler oluşur. Dünyanın çeşitli bölgelerinden biz de dahil bir çok insan buraya akın eder.


     Oyunun hemen başında izlediğimiz videoda kamyon ile hareket halindeyiz. Ancak bir kaza gerçekleşir ve hafızamızı kaybederiz. Bizi bulan başka biri aldığı güzel bir ödemeyle bizi bir yeraltı sığınağına bırakır. Halen canlı olduğumuz için üzerimize hiç pazarlık yapılmaz. Artık kolumuzda "S.T.A.L.K.E.R." dövmesinden ve telefonumuzda "Kill Strelok" yazısından başka bir şeye sahip değiliz. Kim bu Strelok, bu dövme neyin nesi bulmak isteyecek misiniz?


     Haritamız ise yeteri kadar büyük. Küçük haritamızda gözüken mavi halkaya geldiğimizde bir sonraki bölgeye geçiş için soru soruluyor. Performans arttırmak amacıyla ve yapay zekanın etrafta kaos çıkarmaması için bölgeler arası geçiş konulmuş.


     Oynanış ne yazık ki pek iyi sayılmaz. Vuruş hissi çok zayıf. Ayrıca tren rayında koşarken her bir çıkıntıya takılıp yavaşlamanız sizi biraz sinirlendirebilir.

     Koşma şekline ise alışmanız biraz zaman alabilir. Dinlenmeniz için mutlaka durmanız gerek. Yürürken staminanız dolmuyor. Staminayı hızlı doldurmak isterseniz enerji içecekleri imdadınıza koşuyor. Ancak ne yazık ki bir kısayol yok. Envanteri açıp enerji içeceğine sağ tıklayıp iç komutunu vermeniz gerek. Bunları yaparken geçen züre zarfında zaten staminanızın bir bölümü dolmuş oluyor. Hadi bunu geçtim peşinizde bir düşman varsa bu enerji içeceği içme konusu tam bir eziyete dönüşüyor.


     Bir envantere sahibiz. Gerekli malzemelerimizi belli bir kapasite dahilinde burada taşıyabiliyoruz. Kapasiteyi aşmamızın derecesine göre oyun bize geri dönüşler yapıyor. Çabuk yorulma veya hiç hareket edememe gibi.

     Silah çeşitliliği ise bir hayli fazla. Tüccarlardan silah veya giysi almak çok masraflı olduğu için etrafta biraz daha detaylı gezinmenizi öneririm. Daha detaylı gezinirseniz bir çanta içinde askeri giysi veya bir çatı katında RPG'ye rastlayabilirsiniz.


     Oyundaki artifact'ler bize ekstra özellikler sağlıyor. Bu özelliklerden bazıları kanamayı azaltma, elektriğe dayanıklılık, radyasyona direnç gibi olabiliyor.


     NPC'ler ile sürekli etkileşim halinde olacaksınız. Dilediğiniz kişiyle ticaret yapabilirsiniz. Ancak kısıtlı bir düzeyde. Karşınızdaki kişiye zorla giysi veya silah satacak haliniz yok. Karşılıklı olarak bandaj, ilk yardım çantası vb şeyleri satabilirsiniz.

     Oyunda açlık gibi özellikler de mevcut. Bu ihtiyacınızı konserve yiyecekler, ekmekler ile giderebiliyorsunuz.


     Ana görevlerimizin yanında bir çok yan görev de mevcut. Ana görevlerimiz her seferinde birbirinden farklı bir hal alırken yan görevler ikinci veya üçüncü seferde hep aynı şeyleri yaptırmaya başlıyor. Bir yan görevinizde a artifact'ini bulduysanız aynı kişi sizden bir başka görevde b artifact'ini isteyebilir.

     Ayrıca yan görevlerin bazıları bir gün içinde yapılması şartını koşuyor. Görevi yapmayı veya yaptığınız halde gelip bildirmeyi unutursanız, kendinizi görevi aldığınız kişiye doğru koşarken bulabiliyorsunuz. Yolda ilginç bir şeye mi rastladınız ne yazık ki görmezden gelmek zorundasınız. Eğer görevinizin süresini aşarsanız başarısız oluyorsunuz ve görev karnenizde "Failed" bölümüne bir bölüm ekleniyor. Bu da sizin stalker kariyerinize bir leke sürüyor. Bazı görevlerde ise size az da olsa seçim şansı sunulmuş. Birini öldürme görevini aldığınızda öldüreceğiniz kişinin "Yalvarırım beni öldürme.." demesiyle seçim yapma şansı ortaya çıkıyor.


     Bir başka örnek vermek gerekirse güçlü mutantların bir bölgeyi istila etmesinden rahatsız olan birisi size bu görevi verebilir. Kasabaya girdiğinizde sessizliğin hat safhada oluşu, en ufak bir canlının bile bulunmamasını ve mutantların kurban ettiği canlıları toplayıp bir yerde biriktirdiğini görünce ister istemez bir tırsma geliyor. Biraz daha ortalıkta dolaşınca ekranda koca bir pençe izi ve atağa kalkmışlar. Bunun gibi düşünülüp yazılmış güzel yan görevlerin varlığı oyuna zenginlik katıyor.

     Oyundaki ilerleyiş olabildiğince özgür tutulmuş. Ana görevlerimiz var evet ama tutup seni görevi yapman için zorla oraya gitmeni istemiyor. Yan görevlerin bazılarında olduğu gibi zaman süresi bulunmuyor. Ana görevleri bir kenara bırakıp istediğinizi yapabilirsiniz. Kendinize yeteri kadar güveniyorsanız çok ilerideki yerleşim bölgelerine gidebilirsiniz. Ancak ölmeniz çok olası. Hatta yolda vazgeçip geri dönebilirsiniz.


     İstediğiniz kişiye karşı tavrınızı ortaya koyabilme imkanı var ki bu da çok güzel bir hava katıyor ve bizi bir koyun sürüsüne değil adeta bir kurta çeviriyor. Örneğin yolda 4-5 kişilik bir ekibe rastladınız ve giysileri silahları sizi çok etkiledi. Neden sizin olmasın?
 
     Mutantlaşmış düşmanlardan bahsetmemiz gerekirse; köpek sürüleri, tanımlayamadığım başka yaratıklar, görünmezler, zombileşmiş haydutlar ve daha neler neler. Her mutantın kendine has bir saldırış özelliği var. Sürü halinde saldıran köpekler sayısının avantajı ile üstünlük sağlarken, bir başka mutant güçlü boynuzunu ya da görünmez oluşunu kullanıp avantaj sağlıyor.


     Yapay zeka konusunu size bırakacağım. Düşman yapay zekalarının muhteşem mi yoksa berbat mı olduğunu kestiremiyorum. Hiç görme imkanı yokken sizi görüp koşmaya başlaması düşmanın zekiliğimi oyunun basitliğimi size kalmış. Bu yüzden gizli ilerlemek çok zor. Dostlarımızın yapay zekası ise evlere şenlik. Siz olmadan bir çatışma kazanmaları imkansız. Yok öyle bir dünya.

     Oyunda bana sunulan özgürlüğün, atmosferin yanında hoşuma gitmeyen bir çok özellik de sunuldu. Büyük bir haritadan oluşan oyunda ne yazık ki yürümekten başka bir şey yapamıyoruz. Her yer araç dolu ancak bir tanesini bile kullanamıyoruz. Ne yazık ki bu da görev aldıktan sonra sıkıcı yolu gidip görevi yapıp tekrar aynı sıkıcı yolu geri gelmemize neden oluyor. Bu yollar başta eğlenceli gelebilir. Örneğin bir bölgeye saldıran haydutlara veya direkt olarak bize saldıran haydutlara, bizden yardım isteyen birine, "Burda ne var acaba?" diyerek merakımıza yenilip dolaşmak istediğimiz bir mekana rastlayabiliyoruz. Ancak bunlar birinci veya ikinci seferinde artık size çok da eğlenceli gelmiyor ve hiç etrafınıza bakmadan görevi aldığınız kişiye koşarken buluyorsunuz kendinizi.


     Bir başka hoşuma gitmeyen özellikten bahsetmem gerekirse geceler hiç de gece değil. Gece olunca değişen tek şey gökyüzünün rengi oluyor. Hiç ışık kaynağının olmadığı bir bölgede adeta gündüz ilerliyormuş hissi yaşıyorsunuz. Gece olunca kararan hava başarısız olmuş. Ancak bu kapalı mekanlarda değişiyor. Dışarıda ışık kaynağı olmadığı halde aydınlık olan ortam kapalı mekanlarda istediğimiz seviyeye geliyor.

     Geliştirilen modlar ile oyun istenilen seviyeye gelebiliyor. Ancak bunu oyuncular değil geliştiriciler yapmalıydı.

     Sunduğu özgürlüğün, yaşattığı atmosferin yanında her ne kadar oynanışta bizleri zorlasa da S.T.A.L.K.E.R. bir şansı hakediyor.

PC SİSTEM GEREKSİNİMLERİ

Minumum Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Microsoft Windows XP (Service Pack 2) / Microsoft Windows 2000 SP4 
İşlemci: Intel Pentium 4 2.0 Ghz veya AMD XP 2200+ 
Bellek: 512 MB 
Ekran Kartı: DirectX 9c ile uyumlu nVIDIA GeForce 5700 veya ATI Radeon 9600 128 MB 
Harddisk: 10 GB

Önerilen Sistem Gereksinimleri: 

İşletim Sistemi: Microsoft Windows XP (Service Pack 2) / Microsoft Windows 2000 SP4
İşlemci: Intel Core 2 Duo E6400 veya AMD Athlon 64 X2 4200+ 
Bellek: 1.5 GB
Ekran Kartı: DirectX 9c ile uyumlu nVIDIA GeForce 7900 veya ATI Radeon X1950 256 MB
Harddisk: 10 GB
--------------------------------------------
Platform(lar): Microsoft Windows